Tekirdağ hapishanesinden mektup var: "Okumaya değer bulduğun/uz kitaplar olursa, gönderirseniz sevinirim…”

“Abonelik dayatmasından kaynaklı olmadığını paylaşmış olayım. Kitap konusunda bir sıkıntı olmamakla beraber, bu özgülde okumaya değer bulduğun/uz kitaplar olursa, gönderirseniz sevinirim…”

Zeynel FİRİK. 1 Nolu F Tipi Hapishane C-103. TEKİRDAĞ

 

***

Sevgili Adil Hocam Merhaba,

            İnsana dair tüm güzelliklerin yüreğin(iz)ce olması arzusuyla, tüm dostlara selam ve sevgilerimi/zi gönderiyor, sevgiyle kucaklıyorum. İnanıyorum ki, yaşamın tüm zorluklarını ve ona karşı kurulan tüm dalga kıranlara, yarınların sevdasıyla aşacağınıza olan inancım tamdır. Bu duygularla ben-bizler de genel anlamıyla iyi olduğumuzu paylaşmak istedim…

            Sevgili Adil Hocam, önceki yıllara oranla sıklıkla misafirin/iz olamazsam, malum son iki yıldır yaşanan pandemi koşulları ve yaşanan ekonomik kriz nedeniyle, sohbet aralarının da uzamasına neden oldu. Ama şu da bir gerçek ki, duvarların ötesinde olan siz can dostların yanı başımızda olduğunun bilincini taşıyarak dönem dönem sohbetlerimizin konuğu oldunuz. Göndermiş olduğun bir mayıs işçi sınıfı kartını ve yürek süzgecinden satırlara akan şiirini okumanın mutluluğunu yaşadığımı/zı paylaşmış olayım. Yüreğine ve emeğine sağlık. Daha güzel ürünlerin emeğe dönüşeceğine inanıyorum. Biliyoruz ki, yine yarınlara iz bırakan onun emeği ve dayanışma ruhu olacaktır. Bizler de bunun gönüllüsü olarak bu ruhu geliştirmek-ilerletmek gönüllüleri olarak ne kadar çoğalırsak o zaman daha bir anlam ifade edecektir.

            Daha önce yaşadığımız koşullara dair var olan sorunları aktarmıştım. Pandemi denilen salgın, varlığını dünya üzerinde sürdürse de, yaşadığımız koşullarda normale geçti diyebilirim. Sohbet, spor ve atölyeler faaliyet göstermeye başladı. Bizler şimdilik sohbet ve sporla devam ederken ziyaretler normal haftalık kapalı ve aylık açık görüşler bir buçuk saat şeklinde oldu. Ama şu da bir gerçek ki, ziyaret süreleri uzatılmış olsa da, bu sefer de ailelerimizin yaşanan ekonomik krizden kaynaklı gelip gitmeleri eskisi gibi olmamaktadır. Ki, ailelerimiz bulunduğumuz hapishane, kaldıkları illerden uzak olması haliyle gelip gidemiyorlar. Kriz sahiplerinin gözleri ışıl ışılken toplumun büyük bir kesiminin gözlerinde o ışıltının olmadığı, günü yarı aç, yarı tok şeklinde geçirdiği… Bu gerçekliklerin farkında olduğunuzdan ayrıntılara girerek kafanızı fazla da şişirmek istemem. En son “Korona Günlerinde Mahpusluk”tu sanırım kitabınızda bu mevzulara değinmiştin.

            Sohbetimi sonlandırmadan önce, süreli yayınları pek takip etme olanağımız, “abone”lik dayatmasından kaynaklı olmadığını paylaşmış olayım. Kitap konusunda bir sıkıntı olmamakla beraber, bu özgülde okumaya değer bulduğun/uz kitaplar olursa, gönderirseniz sevinirim…

            Oğuz ve Fehim yoldaşların selam ve sevgilerini iletmiş olayım.

            Sevgili Adil Hocam, bu kısa merhabamın sonlarına gelmiş bulunmaktayım. Yeni bir sohbette buluşmak umuduyla, her şeyin yüreğin(iz)ce olduğu arzusuyla, tekrardan sana, Tülin ablaya, Öykü’ye ve dost yüreklere sevgilerimi yeniliyorum. Umut ve Dirençle kal/ın.

Sevgilerimle…

Zeynel FİRİK

            29.05.2022

1 Nolu F Tipi Hapishane C-103

TEKİRDAĞ

İlişkili İçerik