Tutsak şair Hasan Kılıç'tan yeni şiirler: "Yasaklıymış kalemin dili"

“Hasretle yazılan mektuplar

Ulaşmamış bekleyen adreslere

yasaklıymış kalemin dili

Mazgalda özlemin izi

Zarfta özgürlüğün hasreti kalmış”

 

TANIK: KALEM

Sana yazdığım şiirlerin tanığı

çıkmış aleyhime ifade veriyor

Sen yazdın bunları sen

ben değil diyor

**

 

Çıplak ayaklı sözlerim

cam kırıklara basılı dizelerim

“Dört odalı yüreğim.”

Bulutsuz gözyaşı şiirlerim

**

 

SÜVEYDA

Güneş yuvasını kaybedince

Bulutlar düştü gözlerime

Damladı Kartaneler

Süveydamın üstüne

**

 

Sana yazdıklarımı silmeye çalıştım

Baktım bitmiyorsun

Başladım yine seni yazmaya

**

 

ABDESTSİZ AŞK

Sana şiir yazarken

Abdest almıştım

Kalbine kabul olsun diye

 

Sen ise

Abdestli aşkın namazını

Abdestsiz kılmaya çalıştın

 

Abdestsiz kıldığın aşkın

Günahını ben çekiyorum şimdi.

**

 

Hangi kalemi emzirdin de

Şimdi hepsi seni kusuyor

**

 

Sen hiç rüyanda gördüğün 

birisi için

rüya olmasın diye

dua ettin mi

**

 

Hep bir arayış

              bir elma bahçesi

                            yasak olmayan

Hep bir umut

Adem ile Havva’nın atılmadığı

              ismi şiir olan bir ülke

**

 

Bir çocuğun gülüşünü almak

Bir baharı çalmaktır

Güneşe kar yağdırmak

Yıldızları tek tek kopartmaktır

 

Dokunma!

              Çocukların gülüşü

                            En sıcak güneştir

**

 

Güzellik susuzlukta boğulursa

Çirkinlik gün yüzüne çıkar

**

 

YALNIZLIĞIN BEDENİ

Birikmiş yalnızlığım

boyamış sessizliğe hücremin soğuk duvarlarını

              Sığmıyor pencereye gökyüzü

                            parçalanıyor güneşin yüzü

kim koparmış yıldızları yine

              gece gündüz dikenli tellere asılı.

Yazdığım şiirlere yağmurlar düşmüş

avluya düşlerin mürekkebi damlıyor

Bir kitabın arasına esir alınmış sayfalara

              dikenli hakikatin aşkı yazılı

“ölene kadar” verilen cezanın

yalnızlığı büyük dikilmiş

              bir ömür giyilsin diye.

Bedeni kaç yalnızlığın?

Sayımı alınacak birazdan yalnızlığın

çığlık atıyor utançlı ölüm.

Hasretle yazılan mektuplar

Ulaşmamış bekleyen adreslere

yasaklıymış kalemin dili

Mazgalda özlemin izi

Zarfta özgürlüğün hasreti kalmış

 

Dışarda ise

herkes toprağa aşık

              herkes haritalara ölüm yerleştiriyor

              herkes acıya sevinçle tuz taşıyor

              herkes aşkla aşkı terk ediyor

 

Ne ölüm bitiyor

Ne de yalnızlık.

 

Hasan KILIÇ

Yüksek Güvenlikli Hapishane D-1-2

Ereğli/KONYA