"Tutsaklar uyarılmadığı için, toplu bir zehirlenme olayı yaşadık"

Merhaba Sevgili Dostlar

Göndermiş olduğunuz 20.11.2012 tarihli (köşeli) kartınızı 05.11.2012 günü aldım. Elimde olmayan nedenlerden dolayı cevaplayamadım. Ama olur ya eğer bir terslik çıkmaz ve hayatta kalırsam (…) 2013 yılının ilk çeyreğinde size uğramaya çalışırım. ’Olur ya’dan kastım malum sizde tahmin edersiniz ki bu gibi mekânlarda başınıza her an her şey gelebilir… Mesela bir süre önce Tekirdağ merkez başta olmak üzere, içme sularına kanalizasyon suyu karıştı. Belediye Başkanı halkı uyarmak ve bilgilendirmek için suyu kullanmamaları yönünde anonslar yapmış. Ama hapishane idaresi bütün bu uyarılara karşı kör ve sağırları oynamış. Ve neticede tutsaklar uyarılmadığı için, toplu bir zehirlenme olayı yaşadık. Ben de dâhil yüzlerce arkadaş hapishane revirine, hastaneye kaldırıldı, çıkarıldı. Bu zehirlenme olayından arta kalan bazı psikolojik etki dışında iyiyim, iyiyiz (…)

Hapishane idaresi zehirlenmenin tam olarak neden kaynaklandığını(sudan mı, yoksa tüketim gıda maddelerinden mi vs.) açıklama/bilgilendirme yapmış değil şu saat itibariyle…

Bu olay Sosyalist ve Kürt basınında çok yer bulmadı. Küçük, bir not tarzında Özgür Gündem gazetesinde verilmişti hepsi bu kadar.

Ayrıca dışarıdan bir sağlık heyeti de geldi. Bu bahsi geçen durumla ilgili inceleme v.b. anket yaptı. Tüketilen gıda sebze meyvelerin neler olduğu, yemek vs. Hastalık sorunuyla ilgili sorular…

Fakat onlardan da henüz bir açıklama yok görüldüğü gibi. Bu birinci herhangi bir şeyin başa gelme olayı. Bir de sürgün sevk mevzusu var. Ama Sol’a yönelik değil Yurtsever hevallere yönelik oldu. O da açlık grevlerinin rövanşını almak için yaptılar 10 arkadaşı sürgün sevk götürdüler.

Bir üçüncü olay-durum Engin Ceber vb. olaylar da gelişmeler bizim için olmayacağının garantisi var mı? Yok.

Dünden beri burada hava bir hayli rüzgârlıydı… Ve tabi çiseleyen yağmuru da beraberinde getirmiş. Soğukluktan bahsetmiyorum, mevsimi olduğundan. Ama benim hücrenin ekstra özelliğinden dolayı soğuk olan hava bir kat daha soğuyor demektir. Bütün bunlar dışında hayat kendi rutin akışı içinde devam ediyor…

Güney Dergisi senin kartından bir hafta sonra geldi.Benimle ilgili yazdığın şiir vd. şeyler için teşekkürler.Sana birkaç şiir ve resim(4 adet)gönderiyorum Ama hapishanede çekilen resim büyük kızımın.Rojda .Yılbaşı açık görüşe geleceğini düşünüyordum. Çünkü bir önceki görüşte kız kardeşini de getirmesini söylemiştim...

Ancak benim görüş yasağı 31.12.2012 günü başlatıldı ve açık görüş günü de Perşembe günü yani ayın 3’ünde. Ama her iki kızımın hem amcalarıyla çektirdiği ve hem de ikisinin beraber çektirmiş olduğu resimleri gönderiyorum.

Bu meçhul vaktin alaca karanlık kuşağında, bir yılı daha geride bırakacağımız, şu son günlerin deminde yeni yılınızı en içten devrimci duygularımla kutluyorum ve her şeyin gönlünüzce geçmesi umuduyla, umut için, özgürlük için ve güzel yarınlar için, terimizin son damlasına kadar, gülüşümüzün şen rengine değin bu uğurda mücadele edenler, umudun gözlerindeki o kaygıyı ve korkuyu kül rengi sevdalarıyla yazıp çizenler, bahara kardeş, sevdaya yoldaş umuda özgürlüğe ortak olurlarmış…

Bu yıl da her zaman olduğu gibi gelecek güzel günlere dair olan inancımızı koruyarak, mücadele etme kararlığımızı sürdüreceğiz. Tekrar 2013 yeni yılınızı kutluyorum…

Görüşmek umuduyla hoşçakalın

Sevgilerle Ali Baba Arı

3 No’lu F tipi hapishane

Tekirdağ

İlişkili İçerik