Zeynep Güneç'ten gelen mektup ve şiir: "Gülerek ölmek"

Tekrardan selam

Nasılsınız demektense her daim iyi olmanızı dilerim. Biraz geç de olsa bana yolladığınız kitapları aldım ve okudum. Tekrardan çok teşekkürler. Ve ayrıca “haykırış” adlı tiyatroyu kitap olarak yayınlamanız çok güzel bir şey. Okudukça bazı şeyleri unutmamamıza vesile oldu. Maalesef hala töre adı altında ya da sokaklarda yüzlerce masum insan ölüyor. Bu ne zaman durur bilinmez ama bu yaşanan vahşetleri birinin haykırması, en azından belki bir nebze de olsa örnek olur herkese diyelim. 

              Evet, gelelim Yapay Zeka ile olan çalışmamıza. Açıkçası teknolojinin ne kadar geliştiğini çok merak ediyorum. Ve benim hayalimin nasıl bir görsele çevrileceğini merakla bekliyor olacam. 

              Unutmadan Adil Hocam, ben bu sefer de bir şiir yolladım. Daha farklı, sade bir şeyler yazdım. Eğer siz de uygun görürseniz bir dahaki mektubumda sizinle paylaşmak isterim bunu. 

              Ve bu kadar yazdım. Fazla değerli vaktinizi almadan vedalaşayım. “ALLAHA” emanet olun, hoşça kalın. 

13.05.2026

Zeynep GÜNEÇ Kadın Kapalı Hapishanesi ERZİNCAN

*** 

GÜLEREK ÖLMEK

O gün geldiğinde iki gözüm.

Yırtık kağıt gibi. Kırık kalem gibi.

Sönmüş ışıkların feriyle ekmek olacağım.

Elleri, yüzü nasır tutmuş.

Güne hasretle bakan gönlümle birkaç

Adım öne çıkıp binlerce yıl yanmışlığımdan.

Bu feryadın şahitlerine, bu gözümün taşkınlarına.

Ömrümün bol yağışlı sonbaharına.

Ve yüzyılın emanetini omuzumda taşırcasına

Kıymetli bir çiçeği bu savaş meydanında

Canımla, varımla, var oluşumla…

Koruduğuma şahitlik edenlere gelin diyeceğim

Dostlar, analar, babalar, bacılar.

Siz şimdi duyularınızla hissedemeyeceğiniz,

algınızla fark edemeyeceğiniz ve zihnin derin

sularında boğulmak pahasına

görmek isteyeceğiniz,

Bayramı görün, şenliği görün,

ağlayarak yaşamanın ötesinde

Gülmeyi,

Gülerek ölmeyi görün.

 

Zeynep GÜNEÇ

Kadın Kapalı Hapishanesi

ERZİNCAN