Murat Türk

Tutsak Yazar Murat Türk Nasıl Sürgüne Götürüldüğünü Yazıyor

“gece, saat 02:00 civarı kapımız açıldı, biz uyuyorduk. Adımı çağırdılar. Kapıya geldim. “Naklin var” dediler. Yani yolcuyum. Üç saat sonra da yola çıkacağım. Eşyalarımı, kitap, yazı, elbise vb. toplayarak hazırlandım ve sabah saat 05.00’te arkadaşlarla vedalaşarak odadan çıktım. Nereye “tayin” olduğumu söylemiyorlar.”

Murat TÜRK

S Tipi Hapishane A-34

Döşemealtı/ANTALYA

22 Mayıs 2023

Değerli Barbara, Değerli Willi,

Siyasi Mahpuslardan Gelen Başsağlığı Mesajları Depremzedelere Mektuplar

“6 Şubat günü yaşanan trajedi büyük canlar aldı, can yaktı. Biz geride kalanları yarım yamalak bıraktı... Biliyoruz; ölenler, canlarımız kötü, çirkin bir zihniyetin enkazı altında öldüler... Bu daha fazla acı veriyor, öfkelendiriyor. Acının paylaşarak hafiflemediğini bilsem de acınızı yürekten paylaşıyorum. Bir kardeşiniz, arkadaşınız olarak yanınızdayım.

Aynur EPLİ. Kadın Kapalı Hapishanesi A-8 . Aliağa/İZMİR

***

“Kağıdın kenarları yırtık olduğu için affınızı rica ederim. Fakat mektubun, fiyatı nedeniyle belli bir ağırlığı geçmemesi gerekiyor”

30 Nisan 2023

Değerli Tülin Arkadaş,

Yarın 1 Mayıs. Sanatın ve özgürlüğün işçileri olan OKAY ailesinin bayramını candan kutluyorum. Hayatı güzelleştiren sanat çalışmalarınızın, toplumsal özgürlük alanlarını daha bir genişletmesini diliyorum.

Sürgüne yollanan tutsak şair yazar Murat Türk'ten mektup var

27 Mart 2023

Değerli Tülin Arkadaş,

Gönderdiğin ilk kitap İzmir’den buraya geldi. Bir hafta sonra da ikincisi geldi. Kartınızı da aldım. Fakat ilk mektup (İzmir’e yazdığın) henüz ulaşmadı. Umarım ulaşır.

Öncelikle kitap için çabaların çok anlamlıydı. Ortak bir çalışma olması, sizler gibi değerli insanlarla anılmak her zaman bizim için bir onur vesilesidir. Emeklerin, uğraşların için çok teşekkür ediyorum.

Şair Uçurumlar Geçirtir

Şairlerin ruhundaki sezgi çağlayanı, kelimelere büyülü ezgiler giydirerek onları ritmik dalgalara yükler.

Kelimelerin en tutkuyla sevdiği sihirdir şiir.

Her şairin en sevdiği şeydir kelimelerle oynamak.

Büyük şairler, uçurumlara gerdikleri ölümsüz anlamların ipinden gözleri bağlı geçerler.

Bazı şairlerin hammaddesi yetmediğinden, eğirdikleri ip kopar ve uçurumun herhangi bir yerine düşerler. Bu iki uçurumun arasındaki hazin çukurda adı anılmayan nice şair yatar. Onlar bir gün, bu mahşeri keşfedecek bir dehanın çıkıp gelmesini beklerler.

Müebbetlik tutsak yazar Murat Türk'ten yeni bir şiir: Özgürsün Sen

Özgürsün Sen

Bir buğu inceliğinde sızabiliyorsan

Kanatlanabiliyorsan uçurum kenarında

Köklere inerken göklere de çıkabiliyorsan

Yanmadan sarılabiliyorsan ateşe

Hapsetmiyorsan yüreğini göğsünün daracık kafesine

Güneşten de su içebiliyorsan

Taşlara kök salıp yeşerebiliyorsan çatlaklarda

Koruyabiliyorsan içindeki el değmemiş yeri

Rengârenk rüzgâr apak aydınlıksan

Kendinden uçup kendine konabiliyorsan

Kıpkızıl kızarabiliyorsan utançtan

Ulaşmak için değil yakınlaşmak için yürüyorsan

"İki aydır tecritin dibini yaşıyoruz"

Merhaba 

Selamlar iletiyorum. Kartını bir süre önce aldım. Serginin açılamayacağı tahmin ediliyordu. Tanıtım kartı çok anlamlıydı. Şimdiden sana ve tüm emeği geçenlere teşekkür ve başarı dileklerimi iletiyorum.

Daha önce sana “özgürlük” şiirinin son halini yollamıştım. Kartında değinmediğin için ulaşmamış olabileceğini düşünerek tekrar yolluyorum. Umarım sıkıntı olmaz. Artık son hali budur.