CEZAEVI MÜDÜRÜ KADIN TUTSAKLARI TEHDIT ETTİ...

 

Şakran Kadın Kapalı Cezaevi'nde hak ihlalleri artarken, cezaevi ikinci müdürünün kadın tutsakları, "KHK'ler geldi. İstediğimizi yaparız" şeklinde tehdit ettiği belirtildi.

OHAL ilanı ardında cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine her gün bir yenisi eklenirken, Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile yeni hak ihlallerinin zemini hazırlanıyor. 20 Eylül günü Şakran cezaevine giderek kadın ve erkek tutsaklar ile görüşen Tutuklu Hükümlü Aileleri Hukuk Dayanışma Dernekleri Federasyonu (TUHAD-FED) İzmir Şube Başkanı Av. Seda Tanrıkulu, DHKP-C'li kadın tutsakların cezaevi ikinci müdürü tarafından "sıra PKK'lilere de gelecek. Hiç birinizi yaşatmayacağız, artık KHK'ler geldi. İstediğimizi yaparız' şeklinde tehdit edildiğini söyledi.

Yine PKK'li tutsakların koğuşlarının bulunduğu koridorlardan geçerken, tutsakların gardiyanlar tarafından sık sık "sıra size de gelecek, sizi yaşatmayacağız" şeklinde tehditlerde bulunduğunu ifade eden Tanrıkulu, kadın gardiyanların yaklaşımlarının tahrik edici olduğunu dile getirdi.

'Savcılık talimatıyla gazeteler yasaklandı'

Erkek tutsakların bulunduğu T3 ve T4 bölümlerinin ise koşullarının oldukça kötü olduğunu belirten Tanrıkulu, 10 kişilik koğuşlarda 16 ile 18 arasında tutsağın kaldığını kaydetti. KHK'lere dayanılarak sık sık gece aramaları yapıldığını söyleyen Tanrıkulu, savcılık talimatıyla Azadîya Welat, Özgürlükçü Demokrasi ve Evrensel gazetelerinin cezaevine girişinin yasaklandığına dikkat çekti. T3'te bulunan Mahmut Yıldız adında bir tutsağın dolabında cımbız bulundurduğu için hücre cezası aldığını aktaran Tanrıkulu, keyfi disiplin cezalarının hat safhaya ulaştığını vurguladı.

'Hasta tutsakların tedavileri engelleniyor'

T3'ün yoğunlukla hasta tutsakların bulunduğu bir bölüm olduğunun altını çizen Tanrıkulu, tutsakların revire çıkarılmadığını söyledi. Tedavi sürecinin hastane sevkleri ile yaklaşık 6 aylık bir sürece yayıldığını ifade eden Tanrıkulu, bu şekilde tedavilerin engellenmek istendiğini dile getirdi.

Türkiye'nin iç hukukuna ve uluslar arası hukuka aykırı davrandığını belirten Tanrıkulu, Adalet Bakanlığı'na "görevini yap" çağrısında bulundu.

İlişkili İçerik