Tutsak Doktordan Bir şiir: KENTLER

KENTLER

Sana ne demek bilemem

 Bana tükenmiş soluk

 Üstüme üstüme yığılan

Çirkin duvarları anlatır kentler…

Sanrı belleme sakın

Boy veren garabette belli mi ola

Ölüm kapaksız logarda pusuda

Ah düştü düşer!

Kendi pisliğinde boğulur insan.

Hani betonun erişmediği doğa korunaklığında

Öter ya cırcır böceği

Gamsızlıktaki ötüş geceye nazire

Deruni bakışla kaldırıp da başını semaya

Lȃl olur dil

Zamansızlıkta ışıltılı yıldız raksı

İşte o ȃn benliğin evren.

Arama, bulamazsın kentte öyle bütünleşmeyi

Yapay ışıltılar sarmalında

Kırpışmaya hasret yıldızlar ricattadır.

Dikine yükselen çarpıklıkta

Yer yoktur doğaya

Set çekilir kovulur canlılık

Soluksuzlukta oksijen karaborsa

Galebe çalan karbondioksit arttıkça artar

Mesafeler yaratılır insan kirlenmesinde

Yükseldikçe AVM’ler,

Erim erimdir insanlık

Erirse de tekillikte yoğunlaşmaya meyyal

Bitimsiz umut düşleminde

Ardısıra çatlayacak elbette koza….

AYHAN KAVAK