KENTLER
Sana ne demek bilemem
Bana tükenmiş soluk
Üstüme üstüme yığılan
Çirkin duvarları anlatır kentler…
Sanrı belleme sakın
Boy veren garabette belli mi ola
Ölüm kapaksız logarda pusuda
Ah düştü düşer!
Kendi pisliğinde boğulur insan.
Hani betonun erişmediği doğa korunaklığında
Öter ya cırcır böceği
Gamsızlıktaki ötüş geceye nazire
Deruni bakışla kaldırıp da başını semaya
Lȃl olur dil
Zamansızlıkta ışıltılı yıldız raksı
İşte o ȃn benliğin evren.
Arama, bulamazsın kentte öyle bütünleşmeyi
Yapay ışıltılar sarmalında
Kırpışmaya hasret yıldızlar ricattadır.
Dikine yükselen çarpıklıkta
Yer yoktur doğaya
Set çekilir kovulur canlılık
Soluksuzlukta oksijen karaborsa
Galebe çalan karbondioksit arttıkça artar
Mesafeler yaratılır insan kirlenmesinde
Yükseldikçe AVM’ler,
Erim erimdir insanlık
Erirse de tekillikte yoğunlaşmaya meyyal
Bitimsiz umut düşleminde
Ardısıra çatlayacak elbette koza….
AYHAN KAVAK
- 9 gösterim