688 çocuk bu bayramı anneleriyle birlikte cezaevinde karşıladı. Bu çocuklardan Arin ve Miraz’ın babaları çocuklarının kötü koşullarda olduğunu ve devletin hiçbir şey yapmadığını söylüyor.
Bu bayramı da cezaevinde anneleriyle geçiren yüzlerce çocuktan Arin ve Miraz bebeğin babaları çocukların cezaevlerindeki sağlık durumlarına ve kötü koşullara dikkat çekerken, devletin bu konuda harekete geçmemesine tepkililer.
Yüzlerce çocuk bu bayramı da anneleriyle birlikte cezaevinde geçirdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi tarafından 2017 Nisan ayında hazırlanan raporda 0-6 yaş arası 560 çocuk anneleri ile birlikte cezaevinde kalırken bu sayı 3 ay sonraki Temmuz raporunda 668’e ulaşmıştı. Diğer yandan Bakanlık tarafından İlgezdi’nin cezaevinde kaç tane hamile mahpus olduğunu, doğum esnasında veya sonrasında kaç çocuğun yaşamını yitirdiği gibi sorularına ise ‘Bilgimiz yok, kayıtlarımızda yok, tespit edilemedi’ cevapları verilmişti. Aradan geçen bir yılda ise Bakanlık tarafından cezaevlerindeki çocukların durumuna ilişkin herhangi bir çalışma yapılmadı. Bu bayramı da cezaevinde geçiren Arin bebek, Miraz bebek ve Deran bebek gibi birçok örnek, kamuoyunda adalet duygusunu ve vicdanları yaraladı.
Kaynak: Ekmek Ve Gül
Urfa 2 No'lu T Tipi Kapalı Cezaevinde annesi Esma Yılmaz ile birlikte kalan bir yaşındaki Arin bebeğin babası Mihdi Yılmaz ve Gebze Kadın Kapalı Cezaevi'nde annesi Gülistan Diken Akbaba ile kalan 2 yaşındaki Miraz bebeğin babası Cengiz Zaza Akbaba ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi ile cezaevlerindeki bebek ve çocukları konuştuk.
‘ÖNCELİKLİ TALEBİMİZ ANNESİNİN NAKLİ’
Bayramı ailecek karşılayamamanın burukluğunu yaşayan Yılmaz ve Akbaba, yetkililerin, cezaevlerindeki çocuklarla ilgili hala bir çalışma yapmamış olmasına da tepkili. En son geçtiğimiz cuma günü görüşe gittiğini söyleyen baba Mihdi Yılmaz, Arin’in bronşit ve astımının ilerlediğini ve son bir haftada yarım kilo verdiğini söyledi. Yılmaz, 10 ay boyunca birçok sorunla karşılaştıklarını dile getirerek Arin’in sağlığına kavuşabilmesi için gerekli adımların bir an önce atılmasını istedi. Emsal kararlar olmasına karşın eşinin denetimli serbestlikten yararlanamadığını dile getiren baba Yılmaz, taleplerinin eşinin bir an önce Mardin Cezaevi’ne nakledilmesi olduğunu ifade etti. Yılmaz, “Ben alır çocuğumu hastaneye yatırırım, akşamları götürürüm annesi emzirir, sonra bir daha alır hastaneye götürürüm. Eşim de içeride zorlanıyor. Bir haftadır tansiyonu düşüp duruyor. 68 kilodan 57 kiloya düştü o da. Çocuğu gözlerinin önünde eriyor. Sadece eşim değil orada yaşayan 28 yetişkin, 3 çocuk, hepsi etkileniyor, ‘Arin havale geçirecek mi, astım krizi tutacak mı?’ diye bekliyorlar” dedi.
‘BİZİM İÇİN BAYRAM YOK’
Baba Yılmaz, Arin’in psikolojisinin de cezaevi koşullarından etkilendiğini ve git gide asabileştiğini anlattı: “Çocuk da asabileşmiş artık. Saçını çekiyor, kendini ısırıyor, oradakileri ısırıyor, dişlerini gıcırdatıyor... Kapıdan en ufak bir ses gelse kendini kapıya atıyormuş ‘beni dışarıya alın’ diye. Nefes alamıyor... Bizim için bayram yok, şu anda 2 kız çocuğum kayınvalidemle köye gitti. Oğlumla evde yalnız başımıza kaldık. Sanki bayram değil de evimizden cenaze kalkacak gibiyiz. Eşi, çocuğu yanında olmayan insan ne yapabilir bayramda? Ne yaptık da biz bunları hak ettik?”.
‘ARİN’İ MARDİN’E YOLLAMAK BU KADAR ZOR MU?’
10 aydır birçok haber yapıldığını, milletvekillerinin soru önergeleri verdiğini ve durumun Adalet Bakanlığı’na kadar gittiğini hatırlatan baba Yılmaz, bu kadar uzun süredir hala bir adım atılmamış olmasına tepki gösterdi. “Bir Arin’i Mardin’e yollamak bu kadar zor bir işse bu devlete diyeceğim bir şey kalmamıştır” diyen baba Yılmaz, Arin gibi 700 bebeğin daha cezaevlerinde aynı durumu yaşadığını söyledi. Yılmaz, bu kadar çok sayıda çocuğun cezaevlerinde olmasına karşın hiçbir yetkilinin durumla ilgilenmemesinin ve bir çalışma yapmamasının ise izah edilecek bir yanı olmadığını dile getirdi