2026 yılında en az 44 mahpus öldü

2026'nın ilk sekiz buçuk ayında kamuoyuna yansıyan en az 44 mahpus ölümü kayda geçti.

Ahmet Kavruk and Gündem Hapishane|Prison Agenda

Ceza infaz kurumlarında mahpus ölümleri 2026 yılında da devam ediyor. 1 Ocak-15 Ağustos tarihleri arasında kamuoyuna yansıyan haberlere göre en az 44 mahpus yaşamını yitirdi. Ölümlerin önemli bir bölümü infaz kurumları içinde gerçekleşirken, bazı mahpuslar hapishane dışındayken, izin sırasında veya hastalık nedeniyle hastanede yaşamını yitirdi.

[Jawaher Al-Naimi/Al Jazeera]

Sağlık sorunları öne çıkıyor

2026’da kayda geçen mahpus ölümlerinde sağlık sorunları dikkat çekiyor. 18 vakada kalp krizi, kanser, kronik rahatsızlıklar ve diğer ağır hastalıklarla bağlantılı ölümler bildirildi. Bazı mahpuslar hapishanede rahatsızlandıktan sonra hastaneye sevk edildi ve burada yaşamını yitirdi.

Ağır hastalığı bulunan bazı mahpusların tahliye edilmediği, bazı vakalarda hastaneye sevk taleplerinin karşılanmadığı veya sevklerin geciktiği yönünde iddialar da bulunuyor. Örneğin, Mehmet Edip Taşar ve Mehmet Çıtlak’ın ağır hastalıklarına rağmen tahliye edilmedikleri yönünde iddialar gündeme geldi. Şeyhmus Ateş’in ise duruşmada rahatsızlanmasının ardından hastaneye sevk talebinin karşılanmadığı ve iki gün sonra hastaneye sevk edildiği yönünde haberler yayımlandı.

18 vaka arasında 268 gün süren açlık grevinin ardından yaşamını yitiren Gürkan Türkoğlu da bulunuyor.

İntihar ve intihar iddiaları

Mahpus ölümlerinin bir diğer önemli bölümünü intihar ve intihar iddiaları oluşturuyor. Kamuoyuna yansıyan ölüm vakalarının 14’ünde ölümün intihar sonucu gerçekleştiği veya kuvvetli intihar şüphesi üzerinde durulduğu bildirildi. Bu vakaların bir bölümünde mahpusların hapishane içerisinde asılı halde ya da hareketsiz bulunduğu aktarıldı.

Şüpheli ölümler, şiddet ve kötü muamele

Sağlık sorunları ve intihar iddialarının yanı sıra, ölüm nedeni kesin olarak belirlenemeyen veya ölüm koşullarına ilişkin soru işaretleri bulunan 9 vaka ise şüpheli ölüm olarak kayda geçti.

Ayrıca saldırı, kötü muamele veya şiddet iddialarının gündeme geldiği ölümler de bulunuyor. Kahramanmaraş’ta Ahmet Eker, kapalı hapishaneden açık hapishaneden nakli sırasında araçtan indirilirken silahlı saldırıya uğrayarak yaşamını yitirdi. İstanbul’da ise hapse girdikten kısa süre yaşamını yitiren Özcan Aksu’ya dair şiddet ve kötü muamele iddiaları gündeme geldi.

Bir mahpus ise açık hapishaneden firar ettiği sırada kaza sonucu yaşamını yitirdi.

Ölümlerin çoğu hapishanede gerçekleşti

44 vakanın büyük bölümü doğrudan ceza infaz kurumlarında meydana geldi. Bununla birlikte 10 mahpus, rahatsızlandıktan veya farklı nedenlerle hastaneye sevk edildikten sonra hastanede yaşamını yitirdi. Ayrıca 7 mahpus ceza infaz kurumları dışındayken hayatını kaybetti. Bu mahpusların 6’sı açık ceza infaz kurumundan izinli olarak çıktıkları sırada, biri ise açık ceza infaz kurumundan firar ettiği sırada yaşamını yitirdi.

İzin sırasında gerçekleşen ölümler arasında evinde fenalaşarak hayatını kaybeden, hastanede yaşamını yitiren, boş arazide ölü bulunan ve evinde intihar ettiği bildirilen mahpuslar bulunuyor.

CTE bilgi edinme başvurusunu reddetti

2026 yılında kaç mahpusun hayatını kaybettiğini ve bu ölümlerin nedenlerini öğrenmek amacıyla yapılan bilgi edinme hakkı başvurusunu Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü (CTE) reddetti.

Genel Müdürlük, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 7. ve 25. maddelerine atıfta bulundu. CTE, talep edilen bilgilerin “ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden” ve “kurum personeli ile kurum içi uygulamalara yönelik” olduğunu belirterek başvurunun bilgi edinme hakkı kapsamında olmadığını değerlendirdi.

2024’te toplam 745 mahpus öldü

Avrupa Konseyi’nin ceza infaz kurumlarına ilişkin son açıklanan yıllık SPACE I istatistiklerinde Türkiye verileri CTE tarafından sağlanıyor. CTE’nin Avrupa Konseyi’ne bildirdiği verilere göre Türkiye’deki cezaevlerinde 2021-2024 arasında 2 bin 409 mahpus yaşamını yitirdi.

Bu veriler hem CTE’nin mahpus ölümlerine ilişkin sayısal verileri tuttuğunu hem gerçekte mahpus ölümlerinin kamuoyuna yansıyan vakalardan çok daha fazla olduğunu gösteriyor.