Deniz Tepeli

Müebbetlik tutsak Deniz Tepeli'den mektup var: "Biliyoruz ki, bu barbarlık zamanları geçicidir..."

Merhaba

(...)

Biliyoru ki bu barbarlık zamanları geçicidir. Tam da bu günler gibi, mevsim bahar yakınken kar yağar, soğur hava. Bunlar geçişin dönüm noktalarıdır. Elbette bizim caddelerimize de bayram gelecek. Daha dün diyeceğimiz zamanlarda onlarca yıllık diktatörlüklerin yıkılışını gördük. Hala da devriliyorlar domino taşları gibi.

O günleri de görmek dileğiyle.

Ne olursa olsun bunun bir parçası, tarafı olmanın mutluluğu tüm zorlukların ötesinde.

Acıyı bal eylemek gibi.

Selam ve sevgiler

Deniz

***

İletişim: 

Tuzlardan ayak bileklerime bağladığım ağırlıklar yaptım. 7 adımlık hücreyi bu şekilde yürüyorum

“Ağır müebbet olarak 3 arkadaşız sadece. Bu durumda birbirimiz dışında kimseyi göremiyoruz. Tesadüfen koridorda bir anlık da olsa herhangi bir arkadaşla karşılaşmamız dahi engelleniyor. Aslında bilindik şeyler diğer konularda. Ancak ben başka bir şeyden bahsetmek istiyorum. Zindanlar özellikle OHAL ile beraber çok ama çok fazlaca toplumun gündemine girdi. Sembol isim ve kurumlara dönük baskı ve tutuklamalar ile elbette aslında tüm topluma korku verilmeye çalışılıyor.”

DENİZ TEPELİ  1 NO’LU F TİPİ HAPİSHANE  A-13-7  KANDIRA/KOCAELİ

Müebbetlik tutsak Deniz Tepeli'den mektup var

Değerli arkadaşlar

Merhaba. İyi olmanızı diliyorum.

Kartlarınızı aldım, çok teşekkürler. Ben de sizlerin yeni yılını kutluyorum. Kaoslar ve imkanlarla dolu bir yıl bekliyor. Çok büyük bir umut ve inanç ile uyumla emek, mücadele elbette bu kaosu büyük zafer ve başarılara dönüştürmemiz için tek formül.

Ve elbette diktatör ve  de efendileri yenilecektir. İçerde TEK TİP ELBİSE dışarıda   her tür baskı ve saldırı ve dozun artması aslında egemenlerin aczi ve gücümüzün büyüklüğündendir.

Deniz Tepeli Kandıra Hapishanesinden Yazdı: Haklılığın Kanatları Vardır

(...)

Biz üst üste sürgün edilince mektup trafiğini oturtamadık, dahası mektup vb. tüm gönderiler bu sırada "kayboldu" çokça. Dünyayla daha yeni yeni iletişime geçmeye başladık ancak :) Memleket, zindanlar bildiğiniz gibi. Ama biz de bildiğiniz gibiyiz... HAKLILIĞIN KANATLARI VARDIR... Tam karşımda, duvarda, kocaman bir Che resmi var, başını dingin, emin, mağrur yukarı kaldırmış, yanında şu yazıyor: "Peşinden gidecek cesaretin varsa, bütün hayallerin gerçek olabilir". Tek bir söz, tek bir suret ne çok şey anlatıyor.

"Şiddet merkezinin en dibindeki ağır müebbet hücrelerden mesaj: Çocuk tecavüzcülerini aklattırmayacağız"

Geçtiğimiz hafta gündeme hızlı bir şekilde giren ve öz olarak çocuk tecavüzcülerinin aklanmasını hedefleyen yasa tasarısının geri çekilmesini sağlayan kadın mücadelesinin öznelerinden biri de hapishanelerdeki tutsaklardı. Silivri 9 Nolu Hapishane’den YDK’ya gönderilen mektupta Silivri’deki kadın tutsaklardan Resmiye Vatansever ve Deniz Tepeli, tutsaklar cephesinden konuyla ilgili neler yaptıklarını ve ne hissettiklerini paylaşmışlar.

Silivri'den Kadın Tutsaklar Sesimizi Duyun Diyor: Taciz, tecrit ve erkek gardiyanlar tarafından gözlenme

Taciz, tecrit ve erkek gardiyanlar tarafından gözlenme ve yasaklar.

Bu gün aldığımız faksta Silivri Cezaevi'ne sürülen kadın tutsakların erkek gardiyanlar tarafından arandığını, kameralarla gözetlendiklerini, banyolarına kadar kamera olduğunu, eşyalarının verilmediğini, tecrit içinde olduklarını, BirGün, Cumhuriyet, Evrensel ve Sözcü gazetelerinin yasaklandığını öğrenmiş bulunuyoruz.

Basına ve kamuoyuna duyuruyoruz. Acil ses çıkarmalı.

Ekteki resme tıklarsanız mektup okunacak boyutta büyüyecektir.

Müebbetlik Tutsaklar Resmiye Vatansever ve Deniz Tepeli Yasakları Yazdı

"Görülmüştür’ün etkinliklerini takip ediyoruz. Wernicke Korsakoff hastalarının kampına katılımı da duyduk. Bu türden çalışmalar çok önemli. Bizde tahliye olan tutsaklara yaklaşımlarda ciddi duyarsızlıklar var. Bu duyarlılığın az da olsa sürdürülmesi bile sevindirici. 15 Temmuz’dan sonra dışarıyla iletişimimiz daha da zayıflayınca yazacağımız mektupların yerine ulaşıp ulaşmayacağından da kaygılı hale geldik. (...) gerçekten de kafaca pes etmiyoruz. Hatta idareyle vb. ilişkilerde psikolojik üstünlüğün daha ziyade bizde olduğunu görüyoruz, gösteriyoruz da...