Adil Okay

Korona günlerinde mahpusluk: Yaşamın dışına itilmiş gibiyiz

 

Görülmüştür Kolektifi'nin "Korona Günlerinde Mahpusluk: Tutsakların Korona Günlükleri" kitabı yayınlandı. Adil Okay'la 50 mahpusla birlikte çalışılarak hazırlanan kitabı konuştuk.

***

Zafer Kıraç* [email protected]

“Korona günlerinde içeride olan güzel insanları unutmayın, dışarıda yağmur yağsa içeride zemheri oluyor, bizden çok daha zor koşullarda yaşama tutunmaya çalışıyorlar, mektuplar gitmiyor demeyin, geç de olsa gidiyor, onlara yazmaya devam edin…”

KORONA ZAMANINDA MAHPUSLUK KİTAP YASAKLARI VE AÇLIK GREVLERİ…

 

 

Öncelikle pandemi zamanında hapishanelerde yaşananların, dışarıda şikâyet ettiğimiz koşullardan kat be kat daha kötü olduğunu söyleyerek başlayayım. Hani ara sıra metaforlara başvuruyoruz ya: “Türkiye yarı açık cezaevine döndü” ya da “dışarıdakiler de özgür değil ki…” gibi. Ama dönem dönem bunun bir metafor olduğunu unutup, teşbihte hata yapıyoruz.

KAHVERENGİ TONLU COVİD-19 GÜNLERİNDE (C)EZAEVLERİ[*]... ve "KORONA GÜNLERİNDE MAHPUSLUK"

 

“O çocuklar

O yapraklar

O şarabi eşkıyalar

Onlar da olmasalar

Gayri benim kimim var.”[1]

 

Corona’yı; corona günlerinde (c)ezaevlerini; oradaki kardeşlerimizi konuş(tur)mak yürek ister ve ‘Korona Günlerinde Mahpusluk-Tutsakların Korona Günlükleri’[2] bunun bir yanıtıdır.

"Gönderdiğiniz kitaplar verilmedi. Keza pullar ve renkli kâğıtları da vermediler. Yasakmış!”

 “…Diğer iki kitabı (Özgürlüğün sesi ve Korona günlerinde mahpusluk)  “yasaklı” diye vermediler. Gözlem Kurulu, böyle dedi kararında. “Devletin uyguladığı uygulamaları kötü gösteriyor; zülm, işkence kavramları kullanılıyor” gibisinden gerekçelerle kitaplar verilmedi, özcesi. Keza pullar ve renkli kâğıtları da vermediler. Yasakmış!”

HASAN ŞEKER. 2 NOLU T TİPİ KAPALI CEZAEVİ A-3. ALİAĞA-ŞAKRAN. İZMİR

KORONA GÜNLERİNDE MAHPUSLUK ADLI KİTABIMIZA DAİR

            Her şey Adil OKAY’ın bu karanlık korona günlerine dair yazdığı o günlükle başladı. Bir kıvılcım çaktı biz içeridekilerde, yazdıklarımızla o kıvılcımı gür bir ateşe dönüştürdük. Elbette OKAY Ailesi, Görülmüştür Kolektifi, yazılarımızı bilgisayara geçen gönüllüler, İnsan Hakları Emekçileri ve daha birçok güzel dostun emeği, katkısı, çabası sayesinde çeşitli hapishanelerden, kadınlı-erkekli onca tutsağın dilinden, sesinden, kaleminden yazılmış korona günlerine dair yaşanmışlıklar bu şekilde kitaplaştı. Kısa bir süre önce Ütopya Yayınevi’nden çıktı.

Tutsakların korona günlükleri: Yazı ve çizimleriyle mahpuslar anlatıyor

Görülmüştür Kolektifi’nin 50 mahpusla birlikte çalışarak hazırladığı “Tutsakların korona günlükleri” adlı kitap okurlarıyla buluşuyor. Korona günlerinde mahpusluk kitabı, yazar ve şair Adil Okay tarafından hazırlandı. Mahpusların çizim ve yazılarından oluşan 224 sayfalık kitap, 2020 Aralık ayında, Ütopya Yayın evi- Ankara‘da yayınlandı.

Yeni Kitap: "KORONA GÜNLERİNDE MAHPUSLUK... TUTSAKLARIN KORONA GÜNLÜKLERİ"

   " ‘Korona Günlerinde Mahpusluk’ adlı bu kitap, inanılmaz bir emeğin ürünü. Görülmüştür Emekçileri bir Demokratik Kitle Örgütü gibi çalışarak, bütün deneyimlerini de kullanarak çok önemli bir çalışmaya daha imza atmış. Yine bütün duvarlar ortadan kaldırılmaya çalışılmış, içeridekiler ve dışarıdakiler buluşturulmuş.“

                                                                           ***

Adil Okay'la "Duvarları Delen Çizgiler ve Hapishaneler" Merkezli Söyleşi

Önsöz Ekin Sanat Edebiyat Dergisi'nin Görülmüştür Grubundan yazar Adil Okay'la yaptığı söyleşiyi yayınlıyoruz.

***

Önsöz Dergisi: Sanat her geçen gün dışarıdan koparken, dışarısı sanatı sadece bir nesne olarak algılarken siz “Duvarları Delen Çizgiler” adlı karikatür sergisi ile ‘’içeri’’yi dışarı taşıdınız. Sergi fikri nasıl oluştu?