Dışarıdan İçeri Mektup Görülmüştür Kolektifi Koordinatörü Adil Okay yazdı

Merhaba

Yazın bu ağır, insanı hareketsiz bırakan sıcağında ne kelimeleri yan yana getirip iki satır yazmak kolay ne de bir başkasının sözcüklerine sığınıp sayfalar arasında kaybolmak... Bu sıcaklarda yollara düşmek ise apayrı bir sabır sınavı. Üstelik artık genç de sayılmam. 

Son üç haftaya sığan dört farklı şehir, ardında yorgun ama bir o kadar da umut dolu izler bıraktı. İstanbul’da, doğanın sessiz çığlığını görünür kılmaya çalıştığımız "Esmiyor - Ekolojik İsyan" sergimizi (sizlerin ve fotoğrafçı arkadaşların eserleriyle oluşan) nihayet ziyarete açtık. Elbette bu serginin hazırlık süreci arkasında aylarca süren yoğun bir emek barındırıyor; tıpkı Haziran ayında büyük bir gayretle hazırladığımız "Dijital Görüş" sergisi gibi. Her iki sergide de sizlerin, yani mahpus arkadaşların çok büyük emeği ve üretimi var. İçerideki o yaratıcı gücü ve direnci dışarıya taşımak bizim için çok kıymetliydi. Nitekim sergiler çok büyük ilgi gördü, basında geniş yer buldu. Açılışlarda ve etkinliklerde eski mahpuslar ile mahpus yakınları da bizi bir an olsun yalnız bırakmadılar; o omuz omuza olma hali hepimize çok iyi geldi.

İstanbul'daki bu koşturmacanın içinde, sergi açılışından hemen bir gün önce Garip Dede Dergahı’ndaki Kitap Fuarı’ndaydım. Orada sevgili Hakan Tosun’u sevgiyle, özlemle anıp; onun zamana meydan okuyan, dizelerinden yaşam taşan şiirlerini seslendirdim. 7 Eylül'de sergimizin kapılarını açtıktan sonra hiç durup dinlenmeden, Eğitim Sen’in çağrısıyla Kocaeli’ne geçtim. Sendika lokalinde, 12 Eylül askeri darbesinin o kapkara karanlığını ve o zifiri karanlığın içinden inatla yeşeren umudu konuştuğumuz, dünü bugüne bağlayan bir panele katıldım. Ardından yeniden İstanbul yolları göründü ve nihayet bu üç haftalık yoğun maratonun sonunda evime dönebildim.

Üç hafta sonra eve adımımı attığımda posta kutusunda beni bekleyen onlarca mektup buldum. Sergilerimize fikirleriyle, üretimleriyle katkı sunmak isteyen ama postadaki gecikmeler yüzünden mektupları elimize geç ulaşan arkadaşların yazılarını görünce çok üzüldüm. Sergiye katkı sunacak arkadaşları 1 Eylül’e kadar beklemiştik. 1 Eylül’de afişler dağıtıldı, duyurular yapıldı, sonra baskılar matbaadan alındı. Broşür de bastırdık. Ama cezaevlerine broşür kabul edilmiyor diye yollamıyoruz. Teşekkür belgelerini de almışsınız/dır. Tabi sergi temalı yazı şiir resim yollayan ama elimize geç ulaşan eserler- emekler boşa gitmeyecek; her birini en kısa sürede web sitemizde yayınlayarak okuyucuyla buluşturacağız.

Şu an masamın üzeri adeta bir yazıhane gibi; okunmayı bekleyen kitaplar, dergiler ve bir yanda da sizlerden gelen, cevaplanmayı bekleyen o değerli mektuplar duruyor. Şimdi sırayla her birine dokunma, sesinize ses olma zamanı. Bir de tahmin ettiğiniz gibi biz gönüllü arkadaşlarla bu çalışmaları yapıyoruz. Arkadaşlar işten arta kalan zamanlarda destek olmaya çalışıyor. Fonlarla sponsorlarla da ilgimiz işimiz yok. Dolayısıyla maaşlı elemanımız yok:) Bu nedenle gecikmeler olabiliyor. Sizden gelen resimlerin, karikatürlerin, yazıların mektupların – bazen kısaltarak özel bölümleri atlayarak- bilgisayara aktarılması web sitemizde ve sosyal medya platformlarımızda yayınlanması bayağı mesai gerektiriyor. Dışarıdaki yakınlarınıza web sitemizi takip etmelerini söylerseniz seviniriz. Yayınlanan çizimlerinizi, yazılarınızı mektuplarınızı da buradan görüp okuyabilirler. Oradan alıp size yollayabilirler. Sitemizin adı: www.gorulmustur.org

Geç de olsa her gelen kısa uzun mektuba yanıt veriyoruz. Bazen postada kaybolanlar oluyor. Ama bu istisna bir durum. Taahhütlü olmayan mektuplar bile sorunsuz ulaşıyor. Şimdilik bu kadar diyeyim. En kısa sürede buluşmak dileğiyle. Sevgiler selamlar

Adil Okay.