Adil Okay

Yazar Adil Okay cezaevi yollarında büyüyen çocukları anlattı: ‘Bir yanları hep eksik büyüyorlar…’

Türkiye cezaevleri tarihi, ‘görüş yollarında büyüyen’ çocukların da tarihi aynı zamanda. Çocukken gittiği cezaevine, büyüdüğünde politik sebeplerle girenler bile var. Yazar Adil Okay, sürgün, çocuk, hapis yolları gibi konularda on yıllardır çalışmalar yapan bir aydın. Okay’la “görüşler çocuklar”ını, sürgün yıllarını, ikinci cezaya dönüşen cezaevlerini konuştuk.

Yazar Adil Okay’ın “Ben Çıkana Kadar Büyüme e mi…” adlı kitabı, “Görüş Günlerinde Büyüyen Çocuklar”ın hikâyelerini anlatıyor. Her ne kadar on bir yıl önce yayımlanmış olsa da her dem güncelliğini koruyor.

Result Kocatürk'ün "Tımarhanede 22 Gün"ü

“Çeyrek asra yaklaşan hapisliğim boyunca, bu lanet yerlerdeki hasta mahpuslarla ilgili ‘deli’ hikayeleri dışında elle tutulur hiçbir bilgiye, habere rastlamadım. Tek tük varsa da, kesinlikle istisna kabilindedir. Onun için, içerden birisi olarak burada tutulduğum sürece gözlemlediğim, yaşadığım hiçbir şeyi atlamadan not etmeye çalışıyorum. Umarım yazdıklarımı koruyabilirim ve o bir avuç da olsalar, duyarlı güzel insanlara ulaşmasını sağlayabilirim." diyen Resul Kocatürk’e ne kadar teşekkür etsek azdır.

Kitaplarım/ız yine "sakıncalı" bulunup yasaklandı...

Kitaplarım/ız yine "sakıncalı" bulunup yasaklandı...

Özcan Yaman ile birlikte hazırladığımız "Sözlerin İzleri" adlı, Klaros yayınevinden çıkan kitabımızı onlarca hapishaneye / politik tutsağa yolladım. Birçok hapishanede "okuma komisyonu"ndan sorunsuz  geçip sahibine verildi. Ama Bafta hapishanesi Tutsak şair yazar müzisyen Metin Turan"a yolladığımız yasal kitaba "sakıncalı" diyerek el koydu.

Daha önce de böyle keyfi uygulamalar olmuş ve birkaç defa basın açıklaması yapmıştım.

İçeride Dışarıda Şiddet: Feshane ve Hapishaneler

"19 küratör ve 300 sanatçının 400 eserle katıldığı sergilerin yer aldığı Feshane’deki açılışa ilginin yoğun olduğunu basından öğrendim. “Ortadan başlamak” adıyla açılan sergiler hakkında yazılanları okudum. Hemen hepsi olumlu, yapıcı kritiklerdi. Ama tabi sanata ve sanatçıya, özellikle muhalif sanatçıya tahammülsüz iktidar odakları rahatsız oldular. Feshane’yi basmaya geldiler. Arkasından kendilerine “sivil toplum örgütü” diyen “yandaş” gruplar sergiler aleyhine basın açıklaması yaptılar. Açıklamanın muhtevası daha öncekilerden farklı değildi.

Güvercin kanadından, telgrafın tellerine uzanan yol ve GÜL Güzel

Mektup yazma isteğim, bir süre sonra mektup yazma tutkusuna evrildi. Mektup yazmaya başlarken, bunun 20 yıl boyunca sürecek olan mektuplar yazışmasına döneceğini tahayyül bile edemezdim. Ne de çok sevmişim bu yazışmaları. Kısa süreçler zarfında mektup yazmadığımda, kendimden bir eksiklik hissetmeye başladım. Onun için yazmaya devam etmekte kararlıyım. Yaşadığımız süreç ve şartlar da zaten bu tür yazışmaları zorunlu kılıyor. “ Gül Güzel

Murat Türk ile Tülin Şahin Okay'ın Duvarları Delen İmgeleri: SU DA SUSAR

"“Su da susar” adlı bu kitap biri “içeride” diğeri “dışarıda” iki sanatçının, Murat Türk ile Tülin Şahin Okay’ın kolektif çalışması sonucu doğmuş. İki sanat disiplini, şiir ve fotoğraf, demir parmaklıkları aşarak birleşmiş, tümlenmiş ve yeni bir “imge”ye dönüşmüş."