Adil Okay

Pul zam zulüm işkence

Tutsaklara yollayacağım mektupları hazırlarken duyarlı arkadaşlarımızın yolladığı pullar ile Görülmüştür Kolektifi’nin hazırladığı kartpostallardan yararlanmıştım. PTT gişesine vardığımda uzun bir kuyrukla karşılaştım. Sıra beklemeyi bilen bir insanım, başkasının sırasını kapmak isteyen tiplere de gıcık olur, uyarırım. Ama bu kez kendimden emin sıra beklemeden “hepsi pullu bırakıp gideceğim” diyerek mektupları görevliye uzattım. O da yıllardır gidip geldiğim için beni tanıdı ve mektup tomarını aldı. Tam çıkıyordum ki arkamdan bir ses duydum. Görevli beni çağırıyordu. Gittim.

Hastalığının son aşamasında tahliye olan ve hayatını kaybeden yazar Nevzat Çapkın ile yaptığımız söyleşi

Tutsak hekim Ayhan Kavak ile yazar Adil Okay'ın hazırladığı Firari Yazılar adlı kitapta söyleşisi yer alan Nevzat Çapkın'ı 29 Ağustos'ta kaybettik.

Saygıyla anıyoruz.

Nevzat Çapkın'la sağlığında yapılan söyleşide sorulara verdiği yanıtları yayınlıyoruz.

Hapishanede sanat...

Celalettin Can, Independent Türkçe için Görülmüştür Kolektifi'nin kurucularından Adil Okay ile konuştu....

29 Ağustos 2022

Takriben 11 yıl önce cezaevlerine karşı duyarlı olan tekil insanlar, siyasi tutsaklarla yazışma ve dayanışma çabası içindeyken, akıl almaz yasaklara karşı siyasi tutsakların ayakta kalma ve üretme mücadelesi içerisinde olduklarını, en çok da "dışarıdan" yeterince mektup alamadıklarından şikâyetçi olduklarını fark ediyorlar.

OHAL'e Pandemiye Tecrite Rağmen Sanat - Sanatçı ve Sancı

“Yıllarca korku tarafından sömürüldük biz. Sadece ve sadece korku tarafından. Zulüm, yalan, kuşku… Bunlar hep korkunun çocuklarıdır. Havayı nasıl bomba denemeleriyle zehirliyorsak, ruhlarımızı da korkuyla zehirliyoruz…”  John Steinbeck

Adil Okay

OHAL’E PANDEMİYE TECRİTE RAĞMEN SANAT - SANATÇI VE SANCI

Konuya başlamadan önce kısa bir özet vereyim: Koronavirüs yayılıp ülkemizde ve dünyada can almaya devam ederken siyasi iktidar felaketten bile istifade etmeye çalıştı. Örneğin;

Tutsak Yazarlar Anlatıyor: Hapishanede Nasıl Üretebiliyoruz

"Özellikle son çeyrek yüzyılda hapishanelerde yazılan edebi eserlerde zaman, mekân ve temalar (ve tabi biçem) daha da genişlemiş, hapishanelerin sınırlarını aşmıştır. Tutsak yazarların düşlerinde hapishane kapıları, prangalar, tabular yıkılmış, mikro ve makro iktidarların yasakları, iç ve dış mahalle baskısı ve sansür metaforlarla delinmiştir. "

Basın Açıklaması: Yazar Örgütlerine Çağrı

“Sansür yalnızca üretim için gerek duyulan kaynakların yasaklanması olarak çıkmaz karşınıza. Kimi zaman da doğrudan, üretimleriniz idarenin politik tercihlerinin hışmına uğrayabilir ve bazen kısmen bazen tamamen sansürlenir. Bu durum sıklıkla yaşandığından, giderek “acaba şunu yazsam takılır mı” kaygısı oluşabiliyor. Böylece “öğrenilmiş çaresizlik” denilebilecek oto sansür gelişebiliyor. Bu da bir çeşit ezop dili geliştirilmesine ve güçlü imgeler yaratılmasına da sebep olabiliyor.”

Erol Zavar. F Tipi Hapishane. Bolu Bolu hapishanesi

Mahpus Karikatürist Mehmet Boğatekin ile Söyleşi: "Üretmek Bizim İçin Bir Varoluş Gerekçesidir"

“C. Pavese’in “Hayatın saldırılarına karşı bir savunmadır sanat -edebiyat” sözü hapishanede üretim yapanlar için daha bir anlam ifade ediyor. Çünkü çoğu zaman içeride bir şeyler üretmek bizim için bir varoluş gerekçesine dönüşüyor. Hapis hayatının ağır hükmüne karşı direnebilmek için üretiyoruz. Ömrümüzden alınan on yılların ruhumuzu ve bedenimizi “çürütmemesi” için, yaşamı daha katlanılabilir kılmak için yazıyoruz-çiziyoruz. Başka türlü 25-30 yılı nasıl devirebilirdik ki!”

Mehmet Boğatekin

Halil Güneş'i katlettiler...

Halil de gitti...

Çok üzgün ve öfkeliyim. Mektup arkadaşım Halil Güneş hapishanede katledildi. Katledildi diyorum çünkü 29 yıldır zindanda olan Halil kanser hastasıydı ve Hapishane koşullarında tedavisi de mümkün değildi. Diyarbakır Eğitim Hastanesi'nin "hapishane koşullarinda tedavi edilemez" raporu olduğu halde Halil tahliye edilmedi.