14.06.2025
Merhaba Adil Arkadaş,
Seni, aileni ve tüm görülmüştür emekçilerini en sıcak duygularımla selamlıyor, sevgiyle kucaklıyorum.
Özellikle yolladığın name ve kartlar için sana içtenlikle teşekkür ediyorum. Zındanlarla dayanışmada çok değerli ve anlamlı bir paylaşımdır. Gönül isterdi ki bu dayanışma ve paylaşımlar özgür ülkemizin özgür yaşam alanlarında olsun, fakat yaşamın bir gerçekçiliği de günümüz koşullarıdır. Tabii senin gibi duyarlı, dayanışmacı ve empati kurup bunu pratiğiyle paylaşan insanlar çoğaldıkça eminim özgürlüğün kapısı ardına kadar açılacaktır. Tekrardan teşekkürler.
Kıymetli görülmüştür emektarlarının emeklerini selamlıyor ve her daim iyi, sağlıklı ve moralli olmalarını içtenlikle istediğimi bilmeni isterim. Zor koşullar altında insan hakları mücadelesi yürütmek basit değildir. Fakat koşullar ne olursa olsun, her şeyin başı moraldir. Bedeni, zihin gücünü, iradeyi yani bir bütünen insanı sağlığıyla birlikte ayakta tutan ve yürüten moraldir. Bu saydıklarımı korumak, büyütmek ve geliştirmek sanat işidir.
Değerli hevalim, beni/bizleri soracak olursan iyi ve moralliyiz. Zından koşulları her sene ve her fırsatta zorlaştırılmaya çalışılsa da, bizler politik insanlarız ve cehennemi cennete çevirmesini biliriz. Tabii cennet de pürüzsüz bir yer değil ya! Bizler de bazı zorluklarla karşılaşabiliyoruz. İnsan sağlığı işlerin yürüyebilmesi ve doğadaki simbiyotik işleve aktif katılabilmesi için önemli bir konu, değil mi! Fakat bu konuda çok zorluk yaşadığımız da aşikardır. Cezaevi gibi kuyu mekanlarına en sağlam insanı getirip bırakın, bakalım kaç gün sağlıklı yaşar. İstediğin kadar hasta ol, ama revire (kurum doktoruna) ayda bir çıkma hakkın var. O da şansa kalmış:) Revire çıksan ne olacak ki. Doktor hafif şeylere ilaç yazar da, peki ağır olanlara; direkt sevk yazar hastaneye. Tabii kuantumun “belirsizlik” ilkesini kim yaratmışsa, hastane sevklerinin ne zaman yapılacağı belirsiz. Aylar mı yoksa 1-2 yıl mı!:) Aslında çözümü biraz basittir, ama zorlaştırmayı sevenler var herhalde. Kuruma bir doktor yerine, en az 2-3doktor alınsa ve yine hastane sevklerinde keyfi ve kendine göre yaklaşılmasa, her şeyin yoluna gireceği kanaatindeyim. Zındanlarda bulunan insanlar çalışmazken, sürekli kantin, mektup, kargo vs. vs. bunlara zam üstüne zamlar yapmak ayrı bir sorun ve derttir. Bir de ilginç olan ise; kantinde sattığın 4’lü, 5’li, 6’lı vs. komodinleri, birkaç gün sonra gelip “bakanlıktan genelge var, fazla eşyaları toplayıp depoya kaldıracağız” demek, bence dalga geçmek ve psikolojik, ekonomik işkence yapmaktır. Her bir kişiye bir göz komodin hakkı veriyorsan, o zaman ona göre sat. Ben yemek konusunu da çok gündem yapmayı tartışma konusu yapmayı sevmem, ama bir gerçeklik var ki, verilen yemekler hem berbat hem de pahalı.:) İaşe (yemek parası) istemeye gelince günlük 180-200TL. para istemesini biliyorlar. Vergi daireleri, hanene borç olarak yazıyor. Tabii normal yemek böyle ise, diyet yemeklerini siz düşünün. Benim gibi ağır, kronik bir hastaya crohn adı altında gastrit yemeği veriliyor. E tabii resmiyette “crohn diyeti” denmesinin sebebi “bakın efendim, biz hastaların ihtiyaçlarıyla ilgileniyoruz” görüntüsünü vermektir. Akıl akıldan üstündür.
Anlayacağın değerli yoldaşım, var olan insani ve anayasal haklarımız maalesef kısıtlanmakla yetinilmiyor, yok edilmeye çalışılıyor. Tabii bu hak ihlallerini ortadan kaldıracak şey ise, senin gibi değerli insan hakları savunucularının var olması ve çoğalması ile gerçekleşebilir ancak. Duyarlılık, paylaşım ve empati önemli bir şeydir. Önemli olan şey, insanların cezaevindeki tutsaklara karşı bakış açılarını değiştirmektir. Özelde de siyasi tutsaklara karşı. Tekrar etmek gerekirse; cezaevleri devletin ve toplumun aynasıdır. Devlet ve toplum nasıl yaklaşırsa, koşullar da ona göre şekillenir.
(...)
Ortadoğu’da da yeni yeni gelişmeler yaşanıyor. Tabii İran’a yapılan müdahalenin sürpriz olmadığını ve Ortadoğu’yu etkisi altına alacağını ve birçok ülkenin bundan nasibini alacağı daha önce de belliydi. Olan sivil insanlara oluyor. Jeopolitik ve jeostratejik alanlar ile ticaret savaşları, iktidar savaşları ve en önemlisi de ideolojik savaşlar 3. Dünya Savaşı ile gelecek yüzyılları şekillendirecektir. Dilerim savaşlar son bulur ve kazanan halkların ahlaki ve politik kültürü olur.
Adil arkadaş, ben de fazla uzatıp başını ağrıtmak istemiyorum. Tekrardan yolladığın name ve kartlar için teşekkür ediyorum. Desteğini esirgemeyen görülmüştür ailesine ve takipçilerine en sıcak devrimci sevgilerimi yolluyor, selamlıyorum.
Özgür ve Aydınlık günlerde buluşacağımıza olan inancımla.
Devrim AYIK
S Tipi Hapishane ANTALYA
Not: Devrim Ayık, 2006 yılında geçirdiği kaza sonucu bir gözünü tamamen kaybetmiş, diğer gözünde ise yalnızca gölge seçebilecek kadar ağır görme kusuru olan %76 engelli bir mahpus. Bununla da sınırlı değil; ilerlemiş Crohn hastası, sürekli bağırsak kanamaları yaşıyor, ağır ağrılar, ishal ve kramplarla mücadele ediyor. İşitme kaybı, kronik enfeksiyonlar ve ciddi kilo kaybı nedeniyle yaşamını arkadaşlarının yardımıyla sürdürebiliyor.