Yazılar

Maraş Türkoğlu, Edirne, Bolu, Kırıklar Cezaevlerinde neler oluyor?

Maraş-Türkoğlu 1 nolu L Tipi Cezaevi’nde bulunan Ferhat Kaya şöyle diyor: “En küçük bir talebimiz bile Covid-19 bahanesine sarılarak ya reddediliyor ya da görmezden geliniyor. Doğru dürüst temizlik yapılmıyor, içeriye dezenfektan verilmiyor. İlk birkaç hafta verilen çamaşır suyu, artık verilmiyor. Mahkemece yasak olmayan, her yerde içeriye verilen kitaplar burada cezaevi idaresinin, disiplin kurulunun keyfi kararı ile bize verilmiyor. Kargoyla gelen eşyalarımız geri gönderiliyor. Mektuplarımız verilmiyor. İhtiyacımız olan eşyaları ne iç kantinden ne de dış kantinden temin edemiyoruz.

CİSST'ten 104 farklı cezaevi raporu: Sağlık hakkı engelleniyor

Cezaevlerinde yaşanan sorunları kayıt altına alan CİSST, salgına rağmen tutukluların hijyen malzemelerine ulaşamadıklarını belirterek, sağlık hakkının da engellendiğini açıkladı.

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST), 27 Temmuz- 12 Ağustos tarihleri arasında koronavirüs (Kovid-19) ile ilgili danışma hatlarına gelen şikayetleri raporlaştırdı. Cezaevlerinde salgın sırasında yaşanan hak ihlallerin arttığına dikkat çekilen raporda, 59’u kapalı cezaevi olmak üzere 104 farklı cezaevinden gelen şikayetlerde, cezaevi ve tutuklu bilgileri gizli tutuldu.

Elazığ Cezaevi raporu: Tutuklular işkenceye maruz kalıyor

Elazığ 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ni ziyaret ederek hak ihlallerine ilişkin rapor hazırlayan MED TUHAD-FED, TUAY-DER ve ÖHD, tutukluların işkence ve kötü muameleye maruz kaldığını kaydetti.

Mezopotamya Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED), Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) ve Diyarbakır Tutuklu Aileleri ile Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER), Elazığ 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde yaşanan hak ihlallerine ilişkin MED TUHAD-FED binasında basın toplantısı düzenledi.

"Elazığ'da 3 mahpus baskılara karşı açık grevine başladı"

 

HDP'li Önlü, “Elazığ T Tipi Cezaevi’nde bulunan Hüseyin Bağ ve aynı koğuşta kaldığı iki mahpus arkadaşı koğuşlara düzenlenen gece ve gündüz baskınlarına, küfürlere ve haksız bir biçimde verilen disiplin cezalarına karşı eyleme başladı” dedi.

İstanbul - BİA Haber Merkezi

09 Ağustos 2020, Pazar 12:50

***

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mardin Milletvekili Alican Önlü,  Elazığ Kapalı İnfaz Kurumu’nda üç mahpusun cezaevinde yaşanan hak ihlallerini protesto amaçlı açlık grevine başladığını duyurdu.

Hapishane, ölüm oruçları ve korona günleri

Bu yazı yayımlandığında Avukat Aytaç Ünsal ölüm oruçlarının 186, Avukat Ebru Timtik 217, müvekkilleri Özgür Karakaya ve Didem Akman 171. gününde olacaklar. Adil yargılanma hakkı istiyorlar. Derhal tahliye edilmeli ve adil yargılanma haklarının önü açılmalıdır. Kısa zamanda seslerine ses verilmez, adil yargılanma hakları tanınmazsa ölecekler. Topluma seslerini “Adalet ve vicdanlarınıza’’ sahip çıkın diyerek duyurmaya çalışıyorlar…

“COVID-19 hapistekilere ikinci ceza oldu”

Uluslararası Af Örgütü İnsan Hakları Savunucuları Araştırmacısı Lisa Maracani “COVID-19, haksız yere cezaevinde tutulan insan hakları savunucuları için fazladan bir cezalandırma oldu” açıklamasını yaptı.

İstanbul - BİA Haber Merkezi

06 Ağustos 2020, Perşembe 13:48

* Çizim: Gordon Johnson, Pixabay

Uluslararası Af Örgütü bugün yayımladığı yazılı açıklamada, hapisteki insan hakları savunucularının COVID-19 tahliyelerinin dışında bırakıldığını ifade etti.

Hapishanelerde günlük yaşam, ortak alanların kullanımı

Cezaevi yönetimlerinin bir dizi kesin ilkeye dayandırılmaları gereklidir. Dünyadaki bütün cezaevi sistemlerinde kullanılmak üzere ölçü olarak kullanılacak ilkelerin, her ülkeye uygulanabilir olması gereklidir. Bu ilkeler tek bir kültürden ya da tek bir ülkede veya bölgede kabul gören ölçülerden kaynaklanamaz. Uluslararası insan hakları ölçülerinden yola çıkmalıdır.

***

İçeriye bayram hediyesi gönderme zamanı

Cezaevlerinde koronavirüs pandemisine karşı alınmış birçok kısıtlama kararı kaldırılmış olmasına ve mektupların içeriye giriş ve çıkışlarındaki tedbirler yumuşatılmış olmasına rağmen, bu hafta posta kutumuza sadece üç mektup ulaştı. Söz konusu mektuplarda da, cezaevlerindeki koşullar ya da bununla ilgili kendi sorunlarından söz edilmiyor. Böylesi ‘kesat’ bir haftada bulduğumuz boşluktan yararlanarak, sizlerle -görüşçülerle- birkaç önemli konuyu paylaşmak istiyorum:

GAZETECİLERLE DAYANIŞMA ÇAĞRISI: YA ŞİMDİ KONUŞUN YA DA ÖMÜR BOYU SUSUN

CHP’nin gazeteci kökenli Milletvekili Utku Çakırözer, 24 Temmuz Basın Bayramı’nın yıldönümünde Sincan Cezaevi’nde tutuklu gazetecileri ziyaret etti. Gazeteciler cezaevinde kendilerini ziyaret eden Çakırözer aracılığıyla gönderdikleri mesajda, “Bizim burada tutukluluğumuzun ne hukukla, ne de adalet ile ilgisi yok. Ülke gündemiyle, Türkiye’nin geleceğiyle ilgilendiğimiz için tutukluyuz. Artık bu hukuksuzluk son bulmalı” dedi.

Ölüm orucunda olan Aytaç Ünsal ve Ebru Timtik ile siyasi mahpuslar Didem Akman ve Özgür Karakaya Adil yargılanmak istiyorlar

CİSST’den yetkililere "cezaevlerinde çözüm" çağrısı
CİSST, İzmir Kadın Kapalı Hapishanesinde tutulan Sevil Karaaslan, Evin Şahin ve Mizgin Çiçek’in de sağlık durumu kötüleşen Didem Akman’a destek olmak amacıyla açlık grevine başladıklarını duyurdu.
 

İHD 34 YAŞINDA

34 Yıldır üye ve yöneticilerine yönelik saldırı, infaz, tutuklama ve diğer baskılara rağmen İHD 34 yıldır bu topraklarda hak ihlallerine karşı mücadele ediyor.

Nice yıllara diyor, sık sık yollarımızın kesiştiği, ortak etkinlikler düzenlediğimiz İHD'nin üye ve yöneticilerini selamlıyoruz. 

Görülmüştür Kolektifi

Haziran ayında 281 yaşam hakkı ihlali

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu tarafından hazırlanan “Haziran 2020 Hak İhlalleri Raporu” na göre, bir ayda toplam 281 yaşam hakkı ihlali yaşandı.

 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “Haziran 2020 Hak İhlalleri Raporu”nu açıkladı. Rapora göre; Haziran ayında 281 yaşam hakkı ihlali yaşandı. Bunlardan, iş cinayeti kapsamında yaşanan yaşam hakkı ihlali 188, silahlı çatışmalarda 56, kadın cinayetleri 27, cezaevlerinde ölüm 2, mülteci ölümleri 6, “yargısız infaz, dur ihtarı, rastgele ateş açma olayları” 1, sivil çatışmalarda 1.

Beton avluların çocukları: Anne! Toprak ne demek?

Türkiye’deki cezaevlerinde 800 civarında çocuk, çeşitli suçlardan hüküm giymiş ya da tutuklu yargılanmakta olan anneleriyle birlikte yaşıyor.

 

 

 

Türkiye’de dört yıldır yaşanan yargısal süreçlerde birçok aile darmadağın oldu. Ailenin babası bazen annesi bazen de her ikisi siyasal suçlar nedeniyle tutuklanarak cezaevlerine konuldu.

Türkiye’deki cezaevlerinde 800 civarında çocuk, çeşitli suçlardan hüküm giymiş ya da tutuklu yargılanmakta olan anneleriyle birlikte yaşıyor.

Yüzünüzü Çocuklara Dönün: Nüfusa Kayıtlı Olmayan 1 Aylık Bir Bebek ve 2 Yaşındaki A. N. Cezaevinde!

2019 yılı itibariyle Türkiye’de en az 780 çocuk, anneleriyle birlikte cezaevinde yaşamak zorunda bırakılmış ve bu çocukların hayatlarında telafisi zor veya imkansız izler oluşmuştur. Toplumun her kesimini rahatsız eden bu durum ile ilgili insan hakları aktivistleri, barolar, sivil toplum ve meslek örgütleri sürekli olarak çözüm önerileri sunmalarına rağmen; çocuk haklarının korunması yükümlülüğünü taşıyanların bu önerilerin tamamına sessiz kalmaları, sorunun derinleşmesine neden olmuştur.

Mahkumlar yıllardır yasa dışı olarak dinleniyormuş

 

Kapalı görüşlerdeki dinlemelerin yasal dayanağı olmadan yapıldığı ortaya çıktı. Adalet Bakanlığı 'dinlemeler meşrudur' dedi.

 

İsa Uğur ERDOĞAN


ARTI GERÇEK- Cezaevi idarelerinin mahkumları yasal dayanak olmadan dinlediği ortaya çıktı. Yaşanan durum bir mahkumun başvurusu ve Anayasa Mahkemesi'nin incelemesi ile ortaya çıktı.

Bolu F tipi Ceza İnfaz Kurumu'nda kalan Eşref Köse, Anayasa Mahkemesi'ne kapalı görüşün dinlenmesi ve kayda alınması nedeniyle haberleşme hürriyeti ile özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği başvurusu yaptı.

Urfa Cezaevi'nde süresiz dönüşümsüz açlık grevi 4’üncü gününde

Urfa T Tipi 2 No’lu Kapalı Cezaevi’nde artan hak ihlallerine karşı 5 tutuklunun başlattığı süresiz dönüşümsüz açlık grevi 4’üncü gününde. Tutuklular aileleri aracılığıyla cezaevinde karşılaştıkları hak ihlallerini aktardı. Yaz aylarında sıcaklığın 45 dereceyi bulduğu Urfa’da, tutukluların yaşadıkları sorunlardan biri su.  29 yıldır farklı cezaevlerinde kalan ve 4 gündür açlık grevinde olan Kasım Karataş, kızı Gülistan Karataş aracılığıyla taleplerini aktarırken, söz konusu taleplerin karşılanmaması durumunda bütün tutukluların açlık grevine başlayacağını kaydetti.