YENİ YILA ARZUHAL

25 Aralık 2025

Deneme

YENİ YILA ARZUHAL

Ne diyeyim sana-ne isteyeyim senden yeni yıl? Ahh bir bilsen, ne çok arzum var, ne çok isteğim; ama sen pinti, var da kimseye vermez, kasalarını doldurmaktan başka bir şey düşünmez bankalar gibi dönüp bakmazsın benim arzuhalime; ne de duyarsın sesimdeki cılız yakarmayı; hem cılız olmasa ne ki; sen yaşarsın lüküs sarayında efendi efendi; guruldayan, gümbürdeyen açlığımın sesi ulaşabilir mi sana? Yine de diyeceğim, demem gerekeni; sonsuzlukta bir çiğ tanesi, bir toz zerreciği olsa bile arzuhalim. 

Mesela diyorum; annelerinin, beslenmelerine bir sıcak yumurta, bir dilim peynir bile koyamadığı çocukları toplasam sıcacık bir çatı altına; birlikte dans ede ede, şarkılar söyleye söyleye hazırlasak yılbaşı gecesi için en lezizinden yemekleri, en güzelinden pastaları çörekleri; bir güzel eğlensek biz bize, sevdiceğim, kızım, kedi köpek dostlar; sokak çocukları; deniz görmeyi hayal eden kenar mahalle çocukları, hep birlikte, bir kereliğine de olsa, bir şenlik kursak, şu burjuva domuzların işgal ettiği deniz manzaralı mekanlara; ne olur söyler misin? Kıyamet mi kopar, tufan mı olur; dünyanın başı mı döner, kıçı mı yamulur, beylerin göbekleri mi patlar, hanımların incileri mi dökülür? Söyle, ne olur yeni gelen yıl?

 

Hayır, diyeceksin biliyorum. Akşam pazarını bekleyen; yerdeki çürüklerden gözünü ayırmadan, usul usul gezinen kadınların ellerine; bir kereliğine de olsa, gözü arkada kalmadan alışveriş yapabileceği birkaç sarı, yeşil veya lacivert; rengi ne olursa artık, o türden banknot sıkıştırıversem; incitmeden, utandırmadan, minnacık bir gülümseme alıp gitsem, ne olur yeni yıl, söyler misin?

 

Kendim için bir şey istemediğimi sanma; arzularımı tatmin etmek, duygularımın açlığını doyurmak için bu arzuhal. Düşün bir; bir çocuk neşeyle bakar, karnı doyar, kollarını boynuma dolar; sümüklü burnuyla yanağımı yoklar da ben mutlu olmam mı?

Mutluluk nedir yeni yıl; tıka basa tıkınmak, tıksırmak, kusmak değilse ne? Mesela diyorum; Abidin Küba’yı Nazım’ın gözleriyle görüp, mutluluğun resmini yapabilseydi, senin bundan haberin olur muydu yeni yıl? Olmazdı, biliyorum. Sen yapay zeka çağında; yalanları cilalamakla, fenomenlere çanak tutmakla, sarı kafaları baş tacı yapmakla, kasapların bıçaklarını bilemekle meşgulsün. Senin umurunda mı, dünya çöplüğe dönmüş, çöl gelmiş Trakya’ya dayanmış, denizler insan cesetleriyle dolmuş, Ozan Veli’nin kaleminde mürekkep bitmiş! Umurunda mı söyle…

 

Şu ayın çehresine bir bak, Yeni gelen yıl; hilali dolmuş azıcık, bulutların altına saklandığı, şu ilk doğum anlarında. Galileo’nun küçük parmak kıvrımına benzeyen bu haliyle; üzülme diyor bana; ben ölsem de, sen kodeste olsan da, başımızı vursa da engizisyon; dünya dönmeye devam ediyor; gece, yerini gündüze bırakacak, sen yaşlanacaksın daha çok; ama bir çizik atabildiysen mağaranın karanlık duvarına; izin kalacak demektir, mutlu bir yılbaşı gecesi hediye etmek istediğin o çocuklara. 

 

Teselli bu olsa gerek, öyle değil mi? Boş boş düşünen bir delinin zırvaları, deyip geçebilirsin; ancak geçip gideceğin yerler yeni yerler olmayacak, bilesin. Düş kurmadan nasıl tutunur mor kanatlı kelebek, şu turuncu polenli sarı çiçeğe? Düş kurmak kolay değil, hem de tehlikelidir yeni yıl. 

 

Ah yeni yıl, sen beni anlamayacaksın, biliyorum. Offenbach’ın Paris masallarının barkarolü, niye düşer peşime; niye beni ağlatmak için didinip durur, onu da anlamayacaksın. İkimiz arasında bir anlam zıtlığı sürüp gidiyor yeni yıl.

 

Şimdilerde her kuş soluklanıp, perilere bakıyor; anılarını yokluyor yeni yıl. Dünya niye bu kadar sorunlu, insanlar niye bu kadar kötü; niye sesi sedası çıkmaz tanrıların; meydanı niye bıraktılar krallara. 

 

Hani yıllarca, toplu kıyımlarda, toplama kamplarında da katledildiler diye ağladığımız Yahudi masumların; çocukları, kadınları doğrayan kendi kasaplarına gerektiği gibi ses çıkarmadıkları için kızgınım, biliyorsun; yine de beni, sevdiceğimle birlikte ağlatan Offenbach’ın o melodileri, “hayat güzeldir” filmini getirir aklıma ve düşünürüm: insanlığın yaşadığı bunca trajediye rağmen; bu kasaplar nasıl var olmakta?

 

Biliyorum; sen de öncekilerden farklı olmayacaksın yeni yıl. Dünya’nın kanını taa atardamarlarından emen dolar milyarderleri, seni de satın aldılar çoktan. Çark da dümen de kasa da onlar da; ama bir şeyi asla unutma yeni yıl: 

Mutlak servet zenginliği, sefalete en yakın yerde oturur. Dipten ve gökten gelen dalga seslerini iyi dinle; bu kez kopacak tufan da, ne Nuh olacak, ne de Nuh’un gemisi; ne saray kurtarır zenginleri, ne de uzay mekiği.

İyi günler sana yeni yıl; iyi günler. 

Ozan Veli

 

Resul SARIGÜL

2 No’lu F Tipi 

Kandıra/KOCAELİ