Ergül Çiçekler

Firari Yazılar'a katkı sunan tutsak yazarlardan Ergül Çiçekler'den mektup var: "Firari Yazılar’a çatı aşırtıyoruz tam adına layık..."

“Yolladığın kitabı, “Firari Yazılar”ı aldım. Çok teşekkürler. (…) Firari Yazılar’da adı geçen yazarlardan yedisi burada. Kandıra 1 No’lu iyi bir katkı yapmış bence. Hüseyin İlbeyci bana gelen kitabı okudu. Ben de okuyunca Sami Özbil’e yollayacağım, o da Yüksel Yiğitdoğan’a ve o da Nevzat Güngör’e yollayacak. Maalesef Laleş Çelikel ve Gültan Kışanak, top menzilimizin dışında. Firari Yazılar’a çatı aşırtıyoruz tam adına layık.”

Ergül ÇİÇEKLER 1 No’lu F Tipi Hapishane C-89 PTT Hapishane Şubesi/KOCAELİ

08.11.2021

"Burada yeni bir şey korona damgalı ultra tecrite devam. İdare artık dilekçelerimize sözlü ve yazılı cevap bile vermiyor. "

“Yolladığın kitapları almadım. Ancak Korona günlüklerini Songül’ler bana dışardan yolladı. Daha doğrusu dergiden Özlem’di sanırım. Ama özgürlüğün sesini alamadım.”

Ergül Çiçekler 1 No’lu F-TİPİ HAPİSHANE  C-90

PTT Cezaevi Şubesi - Kocaeli

***     

Merhabalar.

            Uzun bir aradan sonra sizden bir kart alabildim. Anlaşılan o ki yazdıklarınız bana ulaşmamış, benim yazdıklarım da sizlere.

Hasta Tutsak Çiçekler'den Yeni Öykü: REŞO, ŞİRİN VE BİR DE BİZ

Şuan dışarıda vıcık vıcık kar yağıyor; kaygan, tutkal gibi yapış yapış bir tabaka kaplamış beton avluyu. Günlerdir böyle; gri bir gök, vıcık vıcık ıslak bir ayaz ve bu manzarayı tamamlıyor artık pes etmiş ayakkabılarının içindeki ıslak çoraplarımız… Perişanlığım dörde sekiz hali bu (havalandırmamız dört metreye sekiz Mete) Hani inat etmesek umutlu olmak için sadece bu havalar bile insanı tüketebilir. İşte 2019 ‘a bu inatçı umutla girdik, öyle de devam edemiyoruz. Gerçi havalarda barbar gitme de inatçı ama biz kazanacağız çünkü bahar geliyor. Hem de umula inat edenlerin baharı.

Ergül Çiçekler'den Yeni Bir Öykü: YAĞMUR ve RÜZGAR

 

            Yağmur neden yağar biliyor musunuz, bunu hiç düşündünüz mü? Bize öğretilen ezberlerle değil gerçekten düşündünüz mü?

            Bize ezberletirler ki; su donar buz olur, o buzdan dağlar olur, sonra o dağlar erir buhar olur, o buhardan bulutlar, o bulutlardan yağmurlar, o yağmurlardan da sel olur!..

"SİNEYE ÇEKMEK..." Kocaeli Hapishanesinden gelen bir öykü

      Sükût altın dediler de bu altının ne işe yaradığını hiç söylemediler. Ya da sükût altın dediler de bu altının hiç işe yaramadığını söylemediler veyahut ta sükûta altın dediler de herkeste biliyordu bu altının hiç bir işe yaramadığını, fakat kıymete saydılar yine de; korkudan ya da başka şeyden dolayı sustuk dememenin yoluna...

                Oysa sükût atıl kalmaktır hayattan; durmaktır ve sormaktır ve korkuya yenilmek ve cesarete tövbe etmek ve yapalım diyememektir. İşte bu yüzden susmaz!..