Tayyar Eroğlu

"Görülmüştür ekibinin bizler icin harcadığı emeğin bizdeki - bendeki karşılığını anlatmak cok kolay değil"

"Patlak topumuzu zindan usulu yöntemle şişirdik. Bir saatlik havalandirma hakkımızda biraz top oynadik. Birazcık oynamamıza rağmen kan ter icinde kaldık. 23 saat içerde kalmanın hamlığı mı desek, dünya kupası heyecanıyla koşturduğumuzdan mı desek bilemedim."

Tayyar EROĞLU  2 No‘lu F Tipi Hapishane A-İ – 139  TEKİRDAĞ

***

Adil Hocam, Merhaba

Tayyar Eroğlu "herşeyin yasak" olduğu Hapishaneden yazdı

“İçinden geçilen süreç, hemen her kesimin OHAL'in nimetlerinden faydalandığı dönem olsa gerek. Nimet bu noktada olumlu ve olumsuz anlamlar kazanıyor. İktidar çevresi ve kapitalist sermaye açısından olumludur. İktidar, iktidarını tesis ediyor, Kapitalist sermaye de kâr ediyor, işçileri rahat sömürüyor. Ahmet’in yok yere tutuklanması, Kürt Mehmet'in baskı görmesi, tutsak Ayşe'nin tel örgü-kafes-altında yaşaması çok da umursadıklarından değil.”

TAYYAR EROĞLU

2 NO'LU F TİPİ HAPİSHANE A İ -139

TEKİRDAĞ

23 Saat Hücredeyiz

“Dışarıdaki gelişmeleri takip ederken bol bol (Ağırlaştırılmış müebbet olarak 23 saat hücredeyiz) okuma yapıyoruz. Üçlü hücre dediğimiz, üç kişilik yerdeyiz. Bazı hücreler 6 kişi oldu.”

 

Tayyar EROĞLU

2 Nolu F Tipi Hapishane  C- ilave 112

TEKİRDAĞ

 

         

Adil Hocam, Merhabalar

 

 Gecikmem afola. Ülke yangın yeriydi zaten, benzin dökülmüş oldu. Ankara’dan Trakya’ya “yolculandık”.   5 kitap yollamıştın. Çok teşekkürler. İlk aylardaki kitapsızlığa ilaç niyetine oldu. Okuyanı çok oldu o kitapların.

 

Tutsak Tayyar Eroğlu yazdı: “DİRENİŞİN SESİ DÜNYANIN EN GÜZEL SESİDİR.”

“Cezanın mantığına doğru inildiğinde, ceza verilenin duraksız tahakküm altında tutulması karşımıza çıkar. Bu nedenle özellikle zindanlarda durdurak yoktur. Bir şeyler biter başka şey, önceki daha bitmeden devreye girer. Ceza nedenlerinin adli ya da siyasi olmasının bir ayrımı yoktur özde. Biçimdedir fark. Hapishane dahi kavram olarak baskı, şiddet algısını içerir. (…)

Tutsaklar ‘eşyasız’laştırılırken, mektuplarımız da daha yoğun bir şekilde ‘sakıncasız’laştırılmaya başlandı.

 

“Binbir emekle dolu, yeni çalışmanın tanıtımını okudum Güney Dergisi’nde... Tecrit duvarlarından tuğlalar söken emeklerinizin gönlümüzde taht kurduğunu ifade etmeliyim. Emeğin, emeğiniz güç katıyor sessiz ölüme karşı direnişimize...

Ağırlaştırılmış müebbet Tayyar Eroğlu açlık grevlerine desteği açıklıyor

Tayyar Eroğlu'nun mektubunu paylaşmadan önce "müebbet- ağırlaşırılmış müebbet hapis" farkını Ganime Gülmez'in notuyla açıklayalım:

"Müebbet ve Ağır Müebbet arasında 'küçük' bir fark var. Tayyar Eroğlu onun altını çizmiş; "Ağır Müebbet" aldığını belirtmiş.İdam cezası hukuki olarak kaldırıldığında; idam cezası verilecek olanlara 'Ağır Müebbet' dediler. Tayyar Eroğlu, Ali Gülmez v.d. gibi... Yani bir af çıksa, bu Ağır Müebbetlikler'in 30 yıl yatmış olsalar dahi, çıkma şansını engellemiş oldular. fark bu.."

Tayyar Eroğlu Ankara Hapishanesinden Anti-depresanları ve... yazıyor

“Sadece satırlarınızda yanımızda olmanız değil bizi güçlü kılan bizim için dışarıda olan, olanların evrensel inancıdır aynı zamanda. Böyle olmasaydı tecritin tadı olmazdı :)”

TAYYAR EROĞLU ANKARA 1 NOLU F TİPİ CEZAEVİ

Hewal Adil, Merhaba

26 Mayıs 2015

Yazamadım. Biraz işten, biraz “tembellik hakkından”, ve disiplin cezasından dolayı.

Tayyar Eroğlu Sincan Hapishanesinden yazıyor

“Geçtiğimiz yıl bizlere haftada üç kez soruşturma açıyorlardı. Artık espri konusu olup çıktı; Ağzınızı açmayın ha! Ona da soruşturma açarlar. Komik ya da traji-komik artık sizler karar verin, ama yaşananlar birer gerçek. Sonra tepemize kamera dikip, bize kameralı yaşamı dayatınca, bizde kamera şakası yapalım dedik. Haliyle kırdık onları, kameraları. Haftada 3 olan soruşturmalara zam yaptılar. Üstelik hücre cezası verdiler. Yargı hızlı çalıştı. AKP, beni de sürer derdinden olsa gerek, cezalar hemen onaylandı ve infaz edildi.