Deneme

Tarsus Kadın hapishanesinden Gelen Bir Deneme: Yeniden

 

Bir masalla başladı her şey. Ve biz masal içerisindeki kahramanlara dönüşmüştük bir an.

 

Masalımız önce düşüncelerle başladı.

 

Kadın: İnsanlardan giderek uzaklaşıyorum, hatta artık sevmeme haline dönüşüyor.

 

Adam: Ya kendinden?

 

Kadın: Kendimden de. İnsanlığın yaptıklarını gördüğümde kendi türümden nefret edecek hale geliyorum.

 

Adam: Neden peki, seni bu duruma getirecek nedenlerin ne?

 

Tutsak Ergin Doğru'dan "Dersim" üzerine bir deneme

Dersim; Acı Şehrinin Yalnızlığı

Dört dağ arasında acılarıyla yaşlanan bir efsanedir Dersim. Acıları ağıt olmuş dile düşmüş, her söylenişte yeniden tutan bir sancı olur. Rüzgârların dağlara taşıdığı acının rengi, gökyüzünün rengi olmuştu. Kan akan derelerinden yankılanan çığlıkları ile kızıla bürünen gökyüzü, Dersim’dir artık. Kızıla bürünmüş yaşamın ruhu sinmiş dar sokaklarına. Ağaçların kızıllığı utancından, kuşların suskunluğu derdin ağırlığındandır.

Melih Gürler'den bir deneme: Koğuşta Bir Sabah

Saat şu an sabahın 07:16’sı. Elimi yüzümü yıkadıktan sonra semaverin altını açıp demliğe sekiz adet poşet çay atıp kahvaltıyı hazırladım. Her zamanki gibi sıradan bir kahvaltı. Peynir, zeytin ve domates üçlüsünü tabaklara koyduktan sonra kendimi koğuşun bahçesine bıraktım. İki üç tur volta attıktan sonra, gözlerim gökyüzüne ilişti. Durdum, sebebini bilmediğim bir şekilde gökyüzünü izlemeye başladım. Üç renk gördüm: Mavi, beyaz ve griydi. Bulutlar oldukça kabarıktı, ilginçti; ilk defa gökyüzünü bu kadar detaylı inceliyordum. Sonra “Vay be!” dedim kendi kendime.